20 Kasım 2009 Cuma

KIYAMET İNSAN,İNSANOĞLU,DÜNYASI ve "2012"

bir film daha "kıyamet" üzerinden parayı vuracak :

acaba bu film pazarlama dehasının bir örneğimiydi yada hakikaten insanoğlu kıyametten çokmu korkuyor. baksana "2012" adlı film çıkar çıkmaz Türkiye'mde ve Dünyam'da izlenme rekorları kırmış ve para. haberturk.com



yakın zamanda independence day(kurtuluş günü,1996),the day after tomorrow(yarından sonra,2004) adlı tellallarla duyurulan güzel filmeler çıkmıştı.



ilginçtir insanlar bu filmlerede büyük ilgi göstermişti. ki o yüzden 2012 yapıldıya. aynı firma ve yapımcılar. aynı konu "kıyamet ve insanlar".

AÇIKLANAMAYAN SIRLAR 1 HATHOR TAPINAĞİ :

1 > Mısır/Dendera'daki Hathor tapınağındaki ilginç resimlerin sırrı :

Dendera : Mısır'ın güneyinde nil nehrinin kıyısında bulunan bir yerleşim yeridir. içeride bulunan kabartma resimler eski Mısır tarihi hakkında ilginç bilgiler sunuyor.

orayı ilginç kılan şeylerden biride içeride bulunan garip resimlerdir.



insanlar bilgi birikimlerine göre aynı şeyden farklı anlamlar çıkarabilmektedir.

elektrik mühendisleri bunları görmek dehşet verici derken,antropologlar hayır eski mısırın yılanları kutsaması olabilir diyorlar.

çok araştırdım ve konuyu en akıllıca açıklayan bu siteyi buldum.
buraya tıkla ve inanılmaz bilgilere ulaş tıkla

GOOGLE'DA ŞAKK-I KAMER MERAKI

bugün google'nin ana sayfasında gördüğüm logo (tıkla 1,2) hem ilginçti,hemde bana başka bir olayı hatırlattı.


Şakk-ı Kamer.

kısaca, Hz Peygamber'in kendisinden daha farklı mucizeler isteyen müşriklere gösterdiği mucizelerden birisidir.

ve bu siteleri okudum : sorularlaislamiyet,harunyahya1,harunyahya2,feyzum.blogcu,

BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 ŞEYİ AÇIKLAMAK ?

ufunet.be'de görmüş olduğum 36 açıklanamayan keşif bende incelemek,hatta olabilirse 46. bilinmeyenide bulmak istiyorum.

üstadın çalışmasını okuyunca insan şaşırmadan edemiyor. insanda çok meraklı olduğundan araştırmayada doyamıyor.
bende üstadım izin verir ise bu konuları bir nebze daha araştırıp incelemek istiyorum.

1 > Mısır / Dendera'daki Hathor tapınağındaki ilginç resimlerin sırrı. ampül mü yoksa sadece mit'mi.



daha fazla bilgi için tıkla

DOMUZUN GRİBİ yada küresel paranın son-ucu

rahmetli Barış Manço'nun "kötü haber tez yayılır" diye güzel bir şarkısı vardır. insanı ve psikolojisini çok güzel anlatan. daha demin ziyaretine gittiğim babam "yanıma yaklaşma ya ikimizden biri domuz gribiyse. bak ölenlerin sayısı 61 olmuş" dedi. hönk. anladımki hakikatende grip ruhsal sorunlar açmaya başlamış. bunu tecrübe etmiş oldum.

hatırlıyorumda. bu ismi ilk duyduğum zamanlarda oh iyi olsun. domuz yerseniz olacağı budur diye düşünmüştüm. babam ve izlemediğim şu medyanın aşırı yoğunluğu benide epey meraklandırdı.

nereden türedi :

eskiden veba,tifüs,çiçek hastalıkları vardı. tamen doğal olarak. şimdi değişen teknolojik ilerlemeler virüsler üstünde de değişiklikler meydana getiriyor. yada birileri getiriyor,bilinmez.

yakın zamana kadar kuş gribi,deli dana,aids derken şimdide domuz gribi ortalığı kasıp kavuruyor.


domuzun gribi

domuz gribi,2009 martında Meksika'daki endüstriyel domuz çiftliklerinden çıkmış. Meksika'da başlayıp Amerika oradan Avrupa hasılı kelam Türkiye,Asya ülkelerine bulaşmış diye düşünülüyor. domuzdan insana geçen virüs bilindiği gibi artık insandan insanada geçiyor.

ben var bilmemek ingilizce

baba oğul fare kediden kaçıp duruyorlarmış. ama ne yazıkki kedi oğlunu köşeye sıkıştırmış. baba soğuk terler içinde gizlice oğluna bakıyormuş. ne yapayım ne yapayım derken. aklına muhteşem bir fikir gelmiş. kedinin arkasına yanaşmış ve:
-hav hav hav diye bağırmış. kedi pır uçuvermiş. oğlu yarı baygın babasının yanına yaklaşıyorken,babası:
-yabancı dil bilmenin yararları evladım diye söylenmiş.

neden öğrenmeliyim :

evvela öğrenmenin yaşı yoktur. 70 yaşında dedem yaşındaki adam üniversiteden birinci olarak mezun oluyor. hastahanede çalışan temizlikçi tıp fakültesini bitirip emekli olduğu sene aynı hastahanenin bu sefer doktoru oluyor.

burada eğitimin gerekliliği adına bir yazı var. tıkla.

insanlar sana ne kadar güçlü olduğunu göster dediklerinde hemen pazularını sıkmaya başlarsın. ama ne kadar akıllısın dediklerinde ne göstereceksin. tabiki diplomanı yada sertifikalarını. ama unutma her diploma insanın aklını göstermez.

neden ingilizce öğrenmelisin :

-uçak yavaş yavaş piste yaklaşırken türkçe konuşup "iniş izni istiyorum" desen almanca konuşan adam hönk der. ne o alman nede sen ingilizce olmadan asla anlaşamazsınız.

herkez eğitim sistemini kötülüyor. ama ya şuçlu ben isem ?

maalesef gerçek dünya insanoğluna tebessüm etmiyor. markalaşma,innovasyon derken insanımız gerçek olan eksikliği göremiyorlar.

eğitimli insan :

her sene medyada çıkan üniversiteliler iş bulamıyorlar propogandası benim şahsen etrafımda da gördüğüm gibi Türk insanının psikoloji üzerinde muazzam bir ekti oluşturuyor.

hayal kurmayı severiz.
bir lise öğrencisi olan Kamil'e bakkal "oğlum boşver okumayı gel yanımda çalış ! " diyor.
öğretmeni eğer üniversiteyi kazanırsanız "çok şanslısınız" diyor.
arkadaşları zaten internetlerde,chat odalarında. kızlar,sigara erkeklikle bir tutulur olmuş. kurtlar vadisi,adanalı,polat alemdar.

yukarıdaki tabloda bir tek devlet eksik. en büyük eksikte o. yılların yanlışlıkları,pislikleri,okumuş cahilleri.
şu dışarıdaki öğrenciler olmasaydı ben okulu nasıl da iyi yönetirim diyen hocalar gördük. üniversite hocalığı gibi harika bir görevi kendi siyasi emeline alet edenide gördük. hasılı kelam. suç çok ama suçlu yok. mu ?

asıl suçlu kim :

yaşlı adam deniz kıyısında yürürken bir çocuğa gözü takılmış. kilometrelerce uzun deniz kıyısı boyunca şiddetli

BEKARMISIN EVLİMİ ? yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal

bekar > sabah kalkar karnı aç değildir. ama standartlaşmış bir fonksiyon olarak her zaman gittiği poğaçacıdan aldığı poğaçalarını, her zaman gittiği çaycıya giderek midesine indirir. sabah kahvaltınızı ne kadar iyi yaparsanız güne o kadar iyi başlarsınız diyen profösörleri "kim onlar be" diyerek elinin tersi ile iterek günlük protein,vitamin,mineral gereksinimlerini 2-3 poğaçadan 2 bardak çaydan yudum yudum alarak sabahını kemale erdirir.

evli > sabahı karısının "hadi kalk" demesiyle başlar. iki farklı ana seçeneği vardır:

a -hanımı kahvaltıyı hazırlamıştır. ama o da her insanın sabah kalktığında olduğu gibi karnı aç değildir. hareket etmemiştir ki. sadece yatak,tuvalet ve mutfak arasında kısa bir yürüyüşe çıkmıştı ya. gelir sofraya oturur. bir parça ekmek,bir parça peynir,birkaç zeytun,birkaç yudum çay. (tanıdık geldi dimi !). karnı aç değildir ama ileride karnının acıkacağından adı gibi emindir.yüzünden okunuyordur. tecrübesiyle de sabittir. fikr-i isyanlar içinde midesinden inen kahvaltısını yemeye çalışır.

b -hanımı kalkmamıştır (çünkü kibardır yada hanımının kalkıp yorulmamasını istemiştir !). kısa bir turdan sonra ekmeğini,zeytinini yer suyunu (çay değil !) içer. günlük vitaminini,proteinini yudumlar. işe doğru yolunu alır. bu arada hanımıda uyurken vitaminlenir. etrafı vitaminler. maddenin üç hali : katı,sıvı,GAZ.

unutna sakın! ne kadar iyi kahvaltı bir o kadar performans,dinçlik,hayatın anlamı,sağlık vesaire.. profesörler diyor ben değil.

bekar > öğle yemeğinde acaba "ne yesem ne yesem" diye tavanı gözleriyle arşınlar. adana,urfa,döner,dürüm,şiş kebap. fikir savaşları. bekarlar arasında canım. bekar bekarı çekermiş ya.

evli > zaten işe başvurduğunda hanımı ile "öğle yemeği işyerinden verilmelidir" mütalaasını en baştan yapmışlardır. tasaruuf devri. işe başvuruda yapılan bu fikir birliği ! yeterde artar. evliler arasında bir yakınlaşma da vardır. bekarlara gıptalar ile temaşa edilir. amma gelenek üzere dışta bir ayıplama vardır. "ulen sizi gidi beleşçiler. günü birlikçiler. savurgan tavşanlar ." ben kaplumbağa tanıştığımıza memun oldum.

bekar >"akşam nereye gitsek" diye okey takımı timiyle çıkış saatine kadar konuşurlar. hatta bu,iş yerindeki katlar arasından telefonlar arası trafikle yapabilecek cesaretleri vardır. farklı fikirler,farklı düşünceler,farklı küfürler içinde farklı savurganlıklar ile bir akşam daha masa başında geçer gider.

evli >"alo. aşkım akşam ne yapayım sana". "canım fark etmez. senin elinden her şeyi yerim." yine aynı yemekler,aynı sohbetler. farklı olmayan bir akşam daha masa başında geçer gider.

bekar >"en kaliteli ayakkabıdan aşağı bir şey giymem arkadaş", "evet bende ya".

evli >"hanım sen kendine ne alırsan al. ben bayramda alırım. zaten ayakkabımda sağlam gerek yok şimdilik."

bekar > "vaşşş. hatuna bak sülün sülün. dimi kamil abi."

evli > "hay Allah sus be. buda nereden çıktı şimdi ya hu. şimdi birisi duyacak yanlış anlayacak. hanımın kulağına gitmez inşallah. yanarım."

işte tiyatro böyle sahneler ile sürer gider.

bekarın hayatını pusulasız gemiye benzetenler var. yada bozuk pusulaya !. tek düşünür,ama hepimiz kardeşiz türküsünü söyleyip durur. deliye her gün bayram hesabı deli dumrul gibidir. "hayır beni kovamazsın. ben istifa ediyorum uleen". bekara karı boşamak kolay tabi.

evli öylemidir. evlendiği ilk günlerdeki şaşı beşliği ileri ki günlerinde "ben tek değilim iki kişilik,hatta üç,dört,beş,altı,yedi kişilik hayatım var. bir kuruşun dahi hesabını yapmalıyım "der, ler ler ile geçirecektir. yusuf yusuf. ya işten çıkarılırsam. en büyük kabusudur. pusulayı belirlediği yönden ayırmamaya dikkat eder. düzenli bir hayat,kısıtlı imkanlar.

gülü seven dikenine katlanır hesabı. her seçenekte iyi-kötü yönler olmayacak mı ? helbette.

bekarın isteği evlenmek,

evlinin pişmanlığı bekarken para biriktirememek. böyle devir daim eder hayat çarkı.
ama hep mutlu olan şöyle düşünendir.

güzel bakan güzel görür,güzel gören güzel düşünür,güzel düşenen de hayatından lezzet alır. o zaman bir şey olduğunda her zaman iyi yönlerini düşün. hep güzel tarafından bakabil.

hayat harekettir. durma ilerle yosun tutarsın. değişime açık ol,değişebilmeye de. kendini hep eğit.

utanma ki sonradan pişman olma. "ah keşkem keşkem keşkem" ibonun şarkısı. senin olmasın...


*not : yanlış anlaşılmasın bu bayanlar içinde geçerli olabiliyor. malumunuz erkek olmam hasebiyle kendi cephemden aktarıyorum.

ANİME dünyasından izlenimlerim

Anime = (Japonca: アニメ, Anime telaffuzu: "anime"), animasyon veya çizgi film anlamına gelen Fransızca kökenli, Japonca bir kelimedir.(wikipedia’da böyle yazıyor.)

yani kısaca adamın biri red kit’i ben10’i çizgi roman şeklinde çizer mangalaştırır ve piyasaya sunar. Diğer bazı şahıslarda bakar ki bunlar tutmuş hadi birde çizgi filmini yapalım derler. İşte böylece anime denen şey doğar.

Bu arada manga = (Japonca: 漫画), Japonların çizgi roman için kullandıkları sözcüktür.
one piece monkey d luffy

Bir vakitler işten ayrıldığımda internet ile yalnız kalmıştım. Filmler falan derken hayatım hani insanın ağzının içi çamurlu bir his alır ya ha işte öyle bir duruma gelmiştim. Hayt huyt. Nereden gördüm derken ben10 denen meredi gördüm-duydum biryerden. Malum biraz daha çocuksu gözüküyor. Sonra derken ilk izlediğim anime serisi naruto oldu. ilk bölümlerini sular seller gibi izlemeye başladım. sabah 8'lerde yatar olmuştum. Ama uyumak aklımdan geçmiyordu. ki Acaba naruto şimdi içindeki tilkiyle ne yapacaktı ?

Baktığınız zaman anime ile sıradan çizgi filmler birbirlerine çok benziyor ama aradaki farkı konuşmalarını, duygusallıklarını, amaçlarını, hareketlerini, daha ne bileyim insanın içinde bir yerlerde olan ama anlayamadığın anlatamadığın şeyleri orada görüyorsun.
Miki fare gibi bugs banny gibi değiller,yukarıdan taş düşüyor yerin dibine geçiyor ama 2 saniye sonra aynı devir daim devam ediyor. Tom ve jerryede bak. ben10 gibiler biraz gerçekliğe yaklaşmaya başlamış denekler. Gerçek yaralanmalar,duygusallıklar,insanlar arası ilişkiler falan.

Ama anime ayrı. Özelliklede gerçeğe yakın kurgulanmışsa. Gerçek derken burada hareketler,konuşmalar,hatta bu yaratıklar içinde geçerli,onlarda aynı hisleri paylaşmalı. ama onlar kötü duygularla beslenmeli.


bleac kurosaki ichigo

İşin özeti anime bende ayrı kapılar açtı. Artık normal filmleri dizileri izlemiyorum,belkide izlemek istemiyordum ?. Sadece kaliteli gördüklerimi,animelerde gördüğüm kankalı vede bende olmayan ama onlarda olan özellikleri olursa seyrediyorum. Yada fantastik. Dead zone,dexter,heroes vs gibi.
Derlerki anlatılmaz yaşanır. İzleyin farkı göreceksiniz.
animefreak.tv
animeizle.net
animeways.com gibi sitelere takılırım genelde.

Ama unutma bunlar genelde altyazılı. Sana tavsiyem one piece den başlamanı isterim,Sonra bleach,naruto var. Sonra takıl kafana animekolikleşecek dostum…


Basitte değil hani. Japonya’da abd’de milyar dolarlık piyasaları var. Hele youtube’de görülen hayranlarının videolarını görsen dudağın uçuklar…

Anime > çizgi film anlayacağın…

işareti gördü müslüman oldu

bu adamı dinleyince insan maaşallah diyor...süper konuşma,



Terör örgütü olarak bildiği İslam'ı semavi ve batıl dinlerle kıyaslayarak buluş hikayesini anlatan Avustralya'lı genç kendisini dinleyenleri güldürdü.

işte Avustralya'lı gencin İslam'ı bulma hikayesinin videosu...