20 Kasım 2009 Cuma

BEKARMISIN EVLİMİ ? yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal

bekar > sabah kalkar karnı aç değildir. ama standartlaşmış bir fonksiyon olarak her zaman gittiği poğaçacıdan aldığı poğaçalarını, her zaman gittiği çaycıya giderek midesine indirir. sabah kahvaltınızı ne kadar iyi yaparsanız güne o kadar iyi başlarsınız diyen profösörleri "kim onlar be" diyerek elinin tersi ile iterek günlük protein,vitamin,mineral gereksinimlerini 2-3 poğaçadan 2 bardak çaydan yudum yudum alarak sabahını kemale erdirir.

evli > sabahı karısının "hadi kalk" demesiyle başlar. iki farklı ana seçeneği vardır:

a -hanımı kahvaltıyı hazırlamıştır. ama o da her insanın sabah kalktığında olduğu gibi karnı aç değildir. hareket etmemiştir ki. sadece yatak,tuvalet ve mutfak arasında kısa bir yürüyüşe çıkmıştı ya. gelir sofraya oturur. bir parça ekmek,bir parça peynir,birkaç zeytun,birkaç yudum çay. (tanıdık geldi dimi !). karnı aç değildir ama ileride karnının acıkacağından adı gibi emindir.yüzünden okunuyordur. tecrübesiyle de sabittir. fikr-i isyanlar içinde midesinden inen kahvaltısını yemeye çalışır.

b -hanımı kalkmamıştır (çünkü kibardır yada hanımının kalkıp yorulmamasını istemiştir !). kısa bir turdan sonra ekmeğini,zeytinini yer suyunu (çay değil !) içer. günlük vitaminini,proteinini yudumlar. işe doğru yolunu alır. bu arada hanımıda uyurken vitaminlenir. etrafı vitaminler. maddenin üç hali : katı,sıvı,GAZ.

unutna sakın! ne kadar iyi kahvaltı bir o kadar performans,dinçlik,hayatın anlamı,sağlık vesaire.. profesörler diyor ben değil.

bekar > öğle yemeğinde acaba "ne yesem ne yesem" diye tavanı gözleriyle arşınlar. adana,urfa,döner,dürüm,şiş kebap. fikir savaşları. bekarlar arasında canım. bekar bekarı çekermiş ya.

evli > zaten işe başvurduğunda hanımı ile "öğle yemeği işyerinden verilmelidir" mütalaasını en baştan yapmışlardır. tasaruuf devri. işe başvuruda yapılan bu fikir birliği ! yeterde artar. evliler arasında bir yakınlaşma da vardır. bekarlara gıptalar ile temaşa edilir. amma gelenek üzere dışta bir ayıplama vardır. "ulen sizi gidi beleşçiler. günü birlikçiler. savurgan tavşanlar ." ben kaplumbağa tanıştığımıza memun oldum.

bekar >"akşam nereye gitsek" diye okey takımı timiyle çıkış saatine kadar konuşurlar. hatta bu,iş yerindeki katlar arasından telefonlar arası trafikle yapabilecek cesaretleri vardır. farklı fikirler,farklı düşünceler,farklı küfürler içinde farklı savurganlıklar ile bir akşam daha masa başında geçer gider.

evli >"alo. aşkım akşam ne yapayım sana". "canım fark etmez. senin elinden her şeyi yerim." yine aynı yemekler,aynı sohbetler. farklı olmayan bir akşam daha masa başında geçer gider.

bekar >"en kaliteli ayakkabıdan aşağı bir şey giymem arkadaş", "evet bende ya".

evli >"hanım sen kendine ne alırsan al. ben bayramda alırım. zaten ayakkabımda sağlam gerek yok şimdilik."

bekar > "vaşşş. hatuna bak sülün sülün. dimi kamil abi."

evli > "hay Allah sus be. buda nereden çıktı şimdi ya hu. şimdi birisi duyacak yanlış anlayacak. hanımın kulağına gitmez inşallah. yanarım."

işte tiyatro böyle sahneler ile sürer gider.

bekarın hayatını pusulasız gemiye benzetenler var. yada bozuk pusulaya !. tek düşünür,ama hepimiz kardeşiz türküsünü söyleyip durur. deliye her gün bayram hesabı deli dumrul gibidir. "hayır beni kovamazsın. ben istifa ediyorum uleen". bekara karı boşamak kolay tabi.

evli öylemidir. evlendiği ilk günlerdeki şaşı beşliği ileri ki günlerinde "ben tek değilim iki kişilik,hatta üç,dört,beş,altı,yedi kişilik hayatım var. bir kuruşun dahi hesabını yapmalıyım "der, ler ler ile geçirecektir. yusuf yusuf. ya işten çıkarılırsam. en büyük kabusudur. pusulayı belirlediği yönden ayırmamaya dikkat eder. düzenli bir hayat,kısıtlı imkanlar.

gülü seven dikenine katlanır hesabı. her seçenekte iyi-kötü yönler olmayacak mı ? helbette.

bekarın isteği evlenmek,

evlinin pişmanlığı bekarken para biriktirememek. böyle devir daim eder hayat çarkı.
ama hep mutlu olan şöyle düşünendir.

güzel bakan güzel görür,güzel gören güzel düşünür,güzel düşenen de hayatından lezzet alır. o zaman bir şey olduğunda her zaman iyi yönlerini düşün. hep güzel tarafından bakabil.

hayat harekettir. durma ilerle yosun tutarsın. değişime açık ol,değişebilmeye de. kendini hep eğit.

utanma ki sonradan pişman olma. "ah keşkem keşkem keşkem" ibonun şarkısı. senin olmasın...


*not : yanlış anlaşılmasın bu bayanlar içinde geçerli olabiliyor. malumunuz erkek olmam hasebiyle kendi cephemden aktarıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder